Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web



- Üyelerimiz
- Haberler
- Mavra Board
- Clan Hakkında
- Foto montaj



- Counter Strike
- Quake Arena
- Diablo
- StarCraft
- Age of Empires

 


- e-mail
Diablo II hakkında...
  Hatırlarım sene 1997 Duke ve Time Commando oynamaktan yeni yeni sıkılmaya başlayan biz oyuncular arayış içerisindeydik. Birgün rafların birinde Diablo diye bir oyun görmüştüm ve ne olduğunu bilmediğim için pek dikkatimi çekmemişti. Nerden bilebilirdimki bu oyun için ruhumu satabileceğimi? Neyse oyunu benden önce bir arkadaşım aldı ve bayağı ilerledikten sonra sıkıldığını söyleyip oyunu bana verdi. Hemen eve koştum ve install ettim, iyi hatırlıyorum ilk gün kalkmadan altı saat falan oynamıştım ve sonra bu yüzden babamla kavga etmiştim. Oyun inanılmazdı. Grafikleriyle, müzikleriyle ve tüm atmosferiyle piyasadaki bütün oyunlardan farklıydı. Bu yüzden beni ve daha yüzlercesini büyüledi bu oyun. Hepimiz Diablo’yu sayısız kez bitirdikten sonra o uzun ama çok uzun bekleyiş başladı.Üç yıl boyunca Diablo II’nin çıkış tarihi defalarca ertelendi, insanlar aylarca internetten gördükleri screenshotların hayaliyle yaşadılar, en ufak bir trailer yada demo için birbirini bıçaklar hale geldiler. Ama Blizzard kararlıydı, insanlara acı çektirmeyi seviyordu ve bunu sinsice sürdürdü. İşte insanlar bu üç uzun yılı bir iki trailer ve bir avuç screenshotla geçirdiler ve tam ümitlerini yitirdikleri sırada bir haber geldi Blizzard’dan: Diablo II gone gold! Oyun en geç bir ay içerisinde piyasaya sürülecek ve hepimiz büyük bir heyecanla bekliyoruz. Ben birçok bekleyenden farklı olarak oyunun sadece ilk act’inin iki quest’inin bulunduğu Stress-Test’ini oynadım ve bitirdim. Bu, heyecanımı biraz yatıştırır diye umuyordum ancak böyle bir şey olmadı ve şimdi ben ve oyunu gösterdiğim birkaç arkadaşım daha bir heyecanla bekliyoruz. Bu bekleyiş kısa bir süre daha devam edecek ve biz bu sırada sizleri daha fazla merakta bırakmayalım ve yun hakkında bildiklerimizi paylaşalım dedik
İlkine göre farkları nelerdir?
Öncelikle oyunun grafik motoru çok gelişmiş ve artık doğal ortamlar çok daha gerçekçi. Karakterlerin animasyonları daha kaliteli ve akıcı. Oyunda artık zamanla hava kararıyor, yağmur başlıyor yada şimşek çakıyor. Bunların yanı sıra artık tab tuşuna bastığımızda çıkan mapte isteğimize bağlı olarak herşeyi görebiliyoruz (kasabadaki NPC’ler mağaralar,tüneller...) ve bir güzel özellikte artık herhangi bir savaştan sonra alt tuşuna basarak yerdeki item’ları görebiliyoruz. Blizzard itemlar konusunda “Artık itemlar common, uncommon ve rare olmak üzere üçe ayrılıyor. Rare itemları bulmanız tahmin ettiğinizden de zor olacak.” diyor. Diablo’da sadece sekiz yöne yürüyebilirken artık mouse’la tıkladığımız her yöne doğru ilerleyebiliyoruz. Artık mana ve health tüplerinin arasındaki, karşımıza çıkan yaratıklarla yada herhangi bir item’la ilgili açıklamanın yazdığı kutu ortadan kalkmış, gerekli tüm açıklama mouse’la üzerine geldiğimiz herhangi bir şeyin üzerinde beliriyor ve artık savaştığımız yaratıkların health’leri de görebiliyoruz. Bu açıklama kutusu yerinde yeni olarak stamina bar denilen şey bulunuyor. Koştuğunuzda stamina’nız azalıyor ve durduğunuzda yavaş yavaş doluyor, yani bir nevi fiziksel gücünüz gibi bir şey. Tabiiki oyunda staminanızı dolduracak potionlar yada staminanızı yükselten itemlar da bulunuyor. Alışveriş olayı tamamen değişmiş durumda. Artık her hangi bir item alıp satarken menüden menüye geçip item’ın sadece ismini görmek zorunda değiliz. Alışveriş başladığında sizin ve shopkeeper’ın inventory’leri açılıyor ve alışverişi sürükle bırak methoduyla gerçekleştiriyoruz. Karşı inventory’e item bıraktığımız an yada kendi inventory’mize item aldığımız an gold miktarımız değişiyor. Diablo’ya göre çok daha geniş mekanlarda oynayacağımız Diablo II’de daha hızlı hareket edebilmemiz için geliştirilen yeni waypoint sistemi sayesinde artık uzak yerlere teleport olabiliyoruz, ancak herhangi bir waypoint’i kullanılabilir hale getirmek için üzerinden en az bir kez geçmiş olmanız gerekiyor. Bu işlemden sonra artık herhangi bir waypoint’e geldiğinizde teleport olabileceğiniz diğer waypoint’lerin listesi çıkıyor. Oyuna bir de yeni skill sistemi getirilmiş. Bu sistem sayesinde artık yönettiğiniz karakteri istediğiniz konularda uzmanlaştırabiliyorsunuz. Blizzard bu konuda da “Her karakterin 30 olmak üzere toplamda 150’den fazla skill olacak ve siz bu skillerden istediklerinizi seçerek kendi karakterinizi kendiniz yaratacaksınız.” diyor. Yani birimizin Barbarian’ı sword’da uzmanlaşırken bir diğerimizinki axe’i bizden daha iyi kullanabilecek. Yada bir sorceress fire tabanlı büyülerde daha başarılı olurken bir diğeri ice tabanlı büyüleri daha iyi kullanabilecek. Diablo II’de Her level atladığımızda Diablo’daki gibi dört özelliğimize istediğimiz gibi dağıtabileceğimiz beş puanın yanı sıra birde skill seçme şansı veriliyor. Level atladığımızda daha önceki levellarda seçtiğimiz bir skill’i yeniden seçerek bu sklill üzerinde yoğunlaşabiliyoruz. Herhangi bir quest’i de tamamladığımızda bir fazladan bir skill seçme şansımız olabiliyor. Artık karakterimiz helm, armor, weapon, sield, ring ve amulet’in dışında belt, boot ve glove da kullanabiliyor. Oyunda dört, sekiz yada onaltı hanelik birçok çeşit belt olacak. Ancak bu hanelerden dördünü ekranda görebiliyoruz ve bir, iki, üç, dört tuşlarıyla bu itemları kullandıkça yerine sıradakiler geliyor.Artık kasabada your stash isimli ekstradan inventory olarak kullanabileceğiniz bir sandık bulunuyor ve bu sandığı sizden başka kimse açamıyor. Oyun multiplayer olarak da ilkine göre çok ilerlemiş durumda. İsterseniz arkadaşlarınızla bir party kurabilir ve oyunu Battle.net’te yada network ortamında beraber bitirebilir yada tek başınıza insanlarla deathmatch yapabilirsiniz. Yeni getirilen hardcore mod’unda ise karakteriniz öldüğünde gerçekten siliniyor ve save dosyasını başka bir yere yedeklemiş olsanız bile bir daha oyuna import edemiyorsunuz.

Emrecan Çakır


TurkSouL Clanı Official web sitesi
En iyi görüntü 800x600 pixelde ve i.explorer 4.0' da alınır.